NON NON

Nisan 10, 2012

Kütük

Ekim 20, 2010

” Kimsenin kendisine kimsesiz kendisi, kedisiyle kiminin sonu olan sonsuzluk sevgisi!..” demişti sanırım geçenlerde o muhteşem yaratık. İnanılmaz gözleriyle üzerine oturduğum kütük gibi yapmıştı beni gecesinde kokusuyla…Tekrar kütük gibi hissetmek çok güzel hakkaten, elinde olmadan onun elinde hatta ellerinde. “bi” şeyin öncesindeyim sanki…Ağlatıyorum, üzüyorum, eziyorum!…ve bunu yapmak çok hoşuma gidiyor…Kütüğüm ben artık!…İstediğin gibi.

Photo: Untitled

Bitter

Ekim 17, 2010

8 Feb 2007, 11:55

Ekim 4, 2010

d’information musicale

Ada
Bjork
Closer music
Donato wharton
Ellen Allien
Future sound of london
Gimmik
Herrmann&Kleine
Isan
Jan jelinek
Kraftwerk
Lani puna
Mouse on mars
Nautilus
Opiate
Plastik man
Quantic
Reinhard voigt
Superpitcher
Thomas fehlmann
Ulf lohmann
Venetian Snares
Wighnomy brothers&Robag wruhme
Xavier Cugat
Yasume
Zeki Müren( ! )

photo by Gökay Çatak

Kompakt

Eylül 30, 2010

Doğduğum ve 13 yaşına kadar özümün geliştiği yer, doğa harikası bol oksijen ve ph ı düşük su dolu bi yer olmasına karşın nedense azınlıktan kaynaklanan dikkat çekimi sayesinde fabrika ve makine tadındaki oluşumlar hep dikkatimi çekmişti o yaşlarda (çocukluğumu dramatik seviyede iyi hatırlayanlardanım). Bunun sonucunda 7 yaşına kadar kendimi panda zannetmemin dışında o yaştan sonra karşıdaki dağa ultramen hareketi yaparak ışın atardım. Bu faliyetlerim daha sonra sapan “lakatka”, borudan kağıttan rulo ve olmamış üzüm atma hareketlerine dönüştü orası ayrı. Almanya da akrabalarımız vardı, hala ordalar. Her sene gelirler ve deliler gibi 573 çeşit çikolata, çikulata, oyuncak, kıyafet ve öpücük getirirlerdi o zamanlar. Onlara direk olarak söylemeye utansamda onlarla almanya ya gitmek isterdim. Orası benim için harikalar diyarıydı. Ütopik, topik topik herkezin çikolata yediği her tarafın makinelerle ve fabrikalarla dolu olduğunu düşündüğüm bi neverland (..belkide robotlarla)…Aslında öyle…Techno sevmiyorum ama niye Kompakt label larına aşığım. Sanırım bana cocukken yediğim tatlımı tatlı çikolatala ve cipslerin tadını anımsattırıyor, fabrika seri üretimi tatlıları ve fabrika seslerini..bi gün gidicem oralara, karşı dağdaki fabrikalara ışın atıcam burbon viskimi yudumlarken…

doğa harikası bol oksijenli yer: http://moourl.com/loao1

panda: http://moourl.com/sg1yv

ultramen: http://moourl.com/8278j

lakatka: http://moourl.com/poc1k

almanya: http://moourl.com/8a9a5

çikolata: http://moourl.com/4vhmo

techno: http://moourl.com/r7bjr

kompakt: http://moourl.com/63urn

fabrika: http://moourl.com/punzw

burbon: http://moourl.com/gbuj9

title no 146

Eylül 29, 2010

…siyah belirsiz kokun belirgin belkide uzakta olduğundan… yabancılaşmış bana belin herşeye meydan okuyan saçınla tenin…senin gibi başka “bi” risi “o” bana bakan ve hareketsiz kılan…belkide belirsiz gülüşlerim aynı yerde uzaktan ama belirgin, onunla aynı olma şansının verdiği korkunun rahmindeyim…erken doğum yapmak isteyen “o” ve “sen” arasında hereketsizim, felcim…. senin kırmızılaşmış kokunun belirsiz ve ıslak karanlığında ışık isteyen “ben” rahmindeyken gürültülü odanda soğuktan titreyen “o” nu istiyor sadece “sen”den…sarılmak…sarılmak ve yine sarılmak, düğüm olmak senin ıslak rahminde aynı anda gülmak ve ağlamak…yakından ve yoğun, başka “bi” şey düşündürmeyen “o” siyah kırmızı kokun…

photo: automatte

su

Haziran 4, 2010

“Coffee & cigarettes” photo by Heiko Waechter

İçindeyim yüzlerce yola ayrılmış yatakta. Uğraşman gerek, yorulman gerek, çıkmam gerek içinden belki bir damla terle olsada. Evet “su” yum ben içtiğinde fütursuzca içinde dağılan. Aldırmam ben yola yüzlerce olsada sonunda tere bulaştırıp beni harcayan. Kendine ait olmayan yatağından çıkamayan ve belki de hiçbir zaman kendi olamayan.

0101

Mart 26, 2010

http://www.imheremovie.com

Nini

Ocak 25, 2010

Dandini Dandini Dastana
Danalar Girmiş Bostana
Kov Bostancı Danayı
Yemesin Lahanayı Nini
E….. E…. E… E….

Biner Atın İyisine
Düşer Yolun Kıyısına
Haber Verin Dayısına
Şeker Alsın Kuzusuna Nini
E….. E…. E… E….

Ütü

Aralık 21, 2009

Bu akşam nemini alıcam ütüyle, sağa sola kıvırtmadan, buharını soğutmadan. Ütüye alıştım artık fütursuzca, tabi ki onla. Onun sevmediği kokusuyla.

Birde alışınca ne ses kalıyor geri ne de ben. Ondan ıslanmış elim onun belinde, artık semer vurulmuş öküzüm ben sadece kokulu pembe seven.

(Artwork: Linn Olofsdotter)

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.